Enternasyonal

Filistin Edebiyatındaki Dönüşümler – Faisal Darraj
Çeviri, Enternasyonal, Manşet

Filistin Edebiyatındaki Dönüşümler – Faisal Darraj

Leo Tolstoy, Anna Karenina'nın önsözünde şu ifadeye yer vermiştir: "Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer; her mutsuz aile ise kendine özgü şekilde mutsuzdur." Bugün Filistinliler, Siyonist projenin onları defalarca çok uzak yerlerde ve aynı zamanda doğdukları Filistin topraklarında mültecilere dönüştürmesiyle, dünyanın önde gelen muhtelif mutsuz aileleri arasında sayılmaya yetecek kadar şanssızdır. Bazıları sürgün ve yabancılaşmayı, mülteci kampları ve sonu olmayan bir bekleyişi yaşamak zorunda kaldı. Diğerleri ise, "İsrail topraklarında yaşayan bir Arap" asla bir İsrail vatandaşıyla eşit olamayacağı için, imkansız bir vatandaşlık hayatı yaşamaya mecbur bırakıldı. Ve Oslo Anlaşması'ndan bu yana, medyanın "Barış Süreci "nin erdemlerini uzun uzun anlatma becerisine rağmen, "sürecin" kendi...
Dünya Gazze’nin Çektiği Acıyı Hiç Önemsemedi- Ahmed Nehad
Çeviri, Enternasyonal, Manşet

Dünya Gazze’nin Çektiği Acıyı Hiç Önemsemedi- Ahmed Nehad

Gazze yok ediliyor ve hiçbir küresel güç bunu durdurmak için bir şey yapmıyor. 6 Ekim'de Filistin'deki kan, acı ve ıstırap dünyanın ilgisini çekmiyordu. Bunlar kabul edilemeyecek kadar sıradan, "normal" şeylerdi. "Normal "den kastın 17 yıllık İsrail ablukası ve 56 yıllık işgalle boğulmuş bir Gazze olduğunu unutmayalım. Normalden kastın, İsrail askeri saldırılarının neredeyse rutin hale geldiği, her saldırıdan sonra sivillerin ölüme terk edildiği ve her iki yılda bir on binlerce evin, caminin, kilisenin, hastanenin, kültür merkezinin ve eğitim kurumunun yerle bir edildiği bir Gazze anlamına geldiğini unutmayalım. Gazze'de "normal" olan günde 4 ila 12 saat elektrikti. Hastaneler son çare olarak başvurulan yerler haline gelmişti çünkü bu "normalde" her bin kişiye sadece 1,4 yatak düşüyordu....
BRICS’in Genişlemesi Ne Dünya Düzeninin Ne De Dünyanın Sonu – Branko Marcetic
Çeviri, Enternasyonal, Manşet

BRICS’in Genişlemesi Ne Dünya Düzeninin Ne De Dünyanın Sonu – Branko Marcetic

  Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan beş üyeli ortaklığın, ilk ve son kez yeni bir üye eklemesinden on iki yıl sonra altı yeni üyeyi bünyesine kattığı on beşinci BRICS Zirvesi geldi ve geçti. Tüm bunların ne anlama geldiğine dair yorumlar, çoğu zaman çarpıcı bir şekilde birbiriyle çelişerek, hızla yapıldı. CNN bize “BRICS’in genişlemesi Çin için büyük bir zafer” derken, Foreign Policy bize “BRICS’in genişlemesi Çin için bir zafer değil” diyor. Bloomberg’e göre bu, “ABD liderliğinin başarısızlığı” anlamına gelirken; Deutsche Welle de ABD’nin bu konuda “rahat” olduğunu söylüyor. “BRICS gerçekten de çok kutuplu bir dünya inşa ediyor.” Gerçekten öyle mi? Çünkü BRICS aslında “anlamsız bir kısaltmadan biraz daha fazlası olduğunu” kanıtladı. Söylemeye gerek bile yo...
Paris Komününün Alternatif Geleceği – Lizzie O’Shea
Çeviri, Enternasyonal, Manşet

Paris Komününün Alternatif Geleceği – Lizzie O’Shea

Teknoloji kapitalizmnin pervazsız ve vampir benzeri dürtülerine alternatif düşünecek olursak, tarihte dikkate değer örnekler var. Geçmişe bakarken, her neslin sosyal ve kültürel yaşamına, herhangi bir liyakat ziyade varsayılan olarak hükmetme eğiliminde olan elitler üzerinde durmamalıyız. Bu zamana kadar, alternatif geleceğin nasıl inşa edileceğine dair açık ara en ilginç fikirler aşağıdan geldi. Geçmişimiz böyle mücadelelerle doludur ancak bunlar tarihin büyük adamları anlatılarından daha az belgelenme eğilimindedir. İnsanlar nesiller boyunca dünyanın nasıl çalıştığına dair var olan bilgeliği yeniden keşfediyorlar ve bu hareketlerden ve mücadelelerden öğrenilecek çok şey var. İkonik bir örnek, Edward Bellamy'nin, Geçmişe Bakış’ının yayınlamasından sadece birkaç yıl önce, çalkantılı 19. y...
Bolşevikler ve Proletaryanın Hegemonyası – Grigori Zinovyev
Çeviri, Enternasyonal, Manşet

Bolşevikler ve Proletaryanın Hegemonyası – Grigori Zinovyev

Bolşevizmin özünü ve Rus devrimci hareketindeki rolünü bir cümleyle ifade etmek ve Bolşevizmin ana düzenleyici fikrini adlandırmak için, bu fikrin proletaryanın hegemonyası olduğunu söylemek gerekir. Devrimci Marksizm ile tüm tonları ve çeşitleriyle popülizm arasındaki ve daha sonra 'Legal Marksizm' olarak adlandırılan eğilimler arasındaki, 'Ekonomizm' ile 'Iskraizm' arasındaki ve 'Pravdaizm' ile 'tasfiyecilik' arasındaki gerçek sınır çizgisi, proletaryanın hegemonyası sorunudur. Bu, kendi içlerinde ne kadar önemli olsalar da yine de nispeten ikincil olan, geri kalan tüm farklılıkların kaynaklandığı temel ayrılık, tüm farklılıkların düğüm noktasıdır. Proletaryanın hegemonyası sorunu, tüm sorunların merkezidir. Bugün kullandığımız formül şöyle diyor: demokrasi ya da diktatörlük. Ancak bu...