Genel

Yasaklanan Söz Değil, Deneyimi Ortaklaştırma Gücüdür
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Yasaklanan Söz Değil, Deneyimi Ortaklaştırma Gücüdür

1900’lerin başında İstanbul’a yeni bir su hattı gelir. Şehrin çeşmelerinden Hamidiye suları akmaya başlar. Dönemin basını bunu büyük bir hizmet olarak karşılar. Servet-i Fünun’da Dr. Besim Ömer Paşa bu vesileyle bir makale kaleme alır. Yazıyla birlikte basılması düşünülen resim de hazırdır: çeşme başında dua eden yaşlı bir adamı gösteren, döneminin ölçütlerine göre sanatsal sayılabilecek renkli bir gravür. Resim padişahın hizmetini yüceltmektedir. Ne çizimde ne de yazıda açıktan bir eleştiri vardır. Buna rağmen Sansür Heyeti resmin basılmasını sakıncalı bulur: “Çeşme resmi hakikaten pek güzel... lakin... kötü düşünceli kimseler bu güzel resmi görür görmez, ‘Hah, işimiz duaya kaldı,’ demek istediğimizi sanırlar.”[1] Sansürcünün söylediği aslında şudur: Yasaklanan şey resmin söylediği...
Çocuk Suçluluğunun Ekonomi Politiği 1: Kapitalizm Öfkeyi, Mafya Güzergâhı Kuruyor
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Çocuk Suçluluğunun Ekonomi Politiği 1: Kapitalizm Öfkeyi, Mafya Güzergâhı Kuruyor

Çocuk suçluluğunu giderek daha fazla konuşuyoruz. Öldüren ve öldürülen çocuklar, motosikletli tetikçiler, uyuşturucu kuryeleri… Hepimize, “çocukların elindeki bıçağa, silaha ya da uyuşturucu paketine bak” deniyor. Böylelikle bunların çocuğun eline geçmeden önce hangi yollardan geçmiş olduğu görünmez kılınıyor. Ardından bildik hikâye geliyor: Devletimiz muktedirdir; cezaları artırırsak sorun çözülür, müebbet hapis gerçek bir caydırıcılık yaratır; bunlar zaten çocuk değil, canilerdir; mesele psikolojiktir… Ve nihayet o muhafazakâr ezber: Her şeyin başı ailedir, aile çözüldüğü için bunlar yaşanmaktadır. Oysa resmî rakamlar bile “kötü çocuklar” hikâyesinden çok daha büyük bir toplumsal kırılmaya işaret ediyor. TÜİK’e göre 2024 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların kar...
“Barış, Ekmek, Toprak” Şiarı ile 1 Mayıs’ta Taksim’e
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

“Barış, Ekmek, Toprak” Şiarı ile 1 Mayıs’ta Taksim’e

  Dünya, 2026 baharına bir dünya savaşının açık ya da örtük gölgesi altında girerken, bu gölge yalnızca cephe hatlarını değil; emeğin, doğanın ve yaşamın bütününü kuşatan bir karanlığa dönüşüyor. Bugün yaşanan, yalnızca devletler arası bir çatışma değil; kapitalist sistemin kendi krizini yönetme ve yeniden üretme biçimi olarak savaşın her düzeyde örgütlenmesidir. Bu nedenle savaş, yalnızca sınır hatlarında değil; fabrikada, ofiste, zeytinliklerde, madende, kentte ve sofrada sürmektedir. Dolayısıyla, işçi sınıfının siyasal sözünün en büyük agorası olan başta Taksim olmak üzere 1 Mayıs meydanları, savaşın yıkıcılığına karşı barış mücadelesinin devrimciliği ile yankılanmalı! İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte tırmanarak ve coğrafi olarak ge...
Mahir Çayan’ı Tarihin Gürültüsünden Kurtarmak
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Mahir Çayan’ı Tarihin Gürültüsünden Kurtarmak

                                                                                                           "kutsal yenilgi!.. şimdiki. o'na bağımsızlığını hatırlatıyorsun şimdi her şeye yeniden başlamanın kanattıkça"[1]     Mahir Çayan’ın toplu yazılarının, üzerine yazılarla birlikte genişletilmiş bir edisyonunun geçtiğimiz ay Dipnot Yayınları tarafından yayımlanmasıyla birlikte sosyalist kamuoyu kendisini (yeniden) Çayan’ın mirası ve anlamı üzerine bir tartışmanın içinde buldu.[2] 71 Başkaldırısı’nın İbrahim Kaypakkaya ve Deniz Gezmiş ile birlikte üç büyük önderinden biri olan Çayan, bu tartışmalarda ne yazık ki bugüne dair politik anlamından ve açtığı devrimci teorik ufuktan koparılarak, bugünün kadrolarının iradeleri üzerinde tarihsel bir ipotek kurmanın aracı...
Suriye Düğümü: Küresel Cihat ve HTŞ
Genel, Manşet, Yazılar

Suriye Düğümü: Küresel Cihat ve HTŞ

Üçüncü Dünya Savaşı derinleşiyor. Küresel emperyal haritanın çatışma alanları genişlerken—Grönland’dan Karayipler’e Pasifik’ten Kızıldeniz’e kadar—tarihsel çatışma havzalarında da güç dengeleri hızla yeniden şekilleniyor. Filistin, Ukrayna, Suriye, Venezuela, Sudan, Somali ve Kafkasya gibi alanlar, uzun süredir küresel hegemonya mücadelesinin doğrudan cepheleri haline gelmiş durumda. Bu tabloda Ortadoğu, Üçüncü Dünya Savaşı’nın gidişatını tayin edecek en kritik alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Gazze Soykırımı’nın ardından, çatışmaların Suriye sahasında yoğunlaştığı bir evreyi yaşadık. Baasçı aygıtın çözülmesi, bölgesel ve emperyal güçlerin yeniden mevzilenmesi ile birlikte, Suriye’de küresel güç mücadelesinin düğüm noktaları değişerek çeşitlendi. Şam Yönetimi (HTŞ) ile Suriye Demokrat...
ABD’nin Venezuela’ya Saldırısının Küresel Anlamı
Çeviri, Genel, Manşet

ABD’nin Venezuela’ya Saldırısının Küresel Anlamı

Çeviri: Kesintisiz Faaliyet Çeviri Kolektifi Caracas’ın 23 de Enero mahallesindeki bir barda yer alan “devrimin galerisi”. Soldan sağa: Fidel Castro, Simón Bolívar, İsa Mesih, Hugo Chávez, Che Guevara, Salvador Allende, Néstor Kirchner. (Eneas De Troya / CC BY 2.0) Tarihçiler büyük olasılıkla 3 Ocak 2026’da Venezuela’ya yönelik saldırıyı, devlet başkanının kaçırılmasını ve ülkenin fiilen ele geçirilmesini; dünyanın, ulusötesi bir yangına doğru sürüklendiği bu dönemde, II. Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin kesin biçimde çatladığı an olarak değerlendireceklerdir. ABD-Karayipler merkezli bu girişim; ABD’nin Grönland’ı ele geçirme tehdidini, ABD kentlerindeki ICE suikastlarını, Filistin’de süren soykırımı, Ukrayna ve Sudan’daki savaşları, Nijerya’nın bombalanmasını, Kongo’da kitlese...
Devrimsiz İsyanlar
Çeviri, Enternasyonal, Genel, Manşet

Devrimsiz İsyanlar

Çeviri: Kesintisiz Faaliyet Çeviri Kolektifi İsyanlar devri henüz bitmedi. Günümüzün devrimci bilimini arayanlar hayal kırıklığına uğramaya hazır olmalı. Fırtınalı denizlerde yolumuzu bulmamızı sağlayacak tek bir pusula, rotamızı düzeltip bizi mutlak devrime ulaştıracak kesin bir yol ya da sihirli bir formül yok. Aksine, ufuktaki karanlık daha önce karşılaştığımız türden değil. Tabi Kuzey Amerika’da yaşayanların böyle düşünmesi doğal sayılabilir, fakat buna rağmen tüm dünyada yaşanan hareketliliği de yok sayamayız. Tahlilimizi küresel ölçekte yapmak istediğimizde dalgaların öylesine baş döndürücü bir hızla kabardığını ve kırıldığını görüyoruz ki, tüm gelişmelere yetişmek hayatını buna adamış olanlarımız için bile imkânsız. Sadece son altı ayda bile Türkiye, Arjantin, Sırb...
Orta Doğu ve Fosil Kapitalizm: Petrol, Militarizm ve Küresel Düzen
Genel

Orta Doğu ve Fosil Kapitalizm: Petrol, Militarizm ve Küresel Düzen

  Çeviri: Kesintisiz Faaliyet Çeviri Kolektifi Yüzyılı aşkın bir süredir Orta Doğu, modern dünya düzeninin şekillenmesinde merkezi bir rol oynamaktadır. Bugün bölge, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundadır. Bölgenin sahip olduğu muazzam rezervler, fosil kapitalizmin yükselişini ve süregiden iklim krizinin biçimlenişini derinden etkilemiştir. Ancak Orta Doğu petrolünün önemi, yalnızca bir enerji kaynağı olmanın çok ötesine uzanır. Bu petrolün yarattığı zenginlik, küresel silah ticaretinin ve modern finansal sistemin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu dinamikler, Ortadoğu'yu Batı güçlerinin ama özellikle de ABD'nin, sürekli odak noktası haline getirmiştir. Fosil kapitalizme karşı yürütülen mücadelenin neden Orta Doğu’daki adalet mücadelelerinden ayrı düşünülemeyeceğini anla...
Çin Sonunda ABD Egemenliğini Kırıyor mu?
Çeviri, Genel, Makaleler

Çin Sonunda ABD Egemenliğini Kırıyor mu?

ABD, Çin ile askeri ve ekonomik olarak umutsuz bir rekabetin içerisinde git gide zemin kaybediyor. ABD’li egemen sınıfın “rekabet” derken gerçekten kastettiği şey Çin üzerindeki egemenliğini pekiştirmek ve Çin toplumunun ABD’nin hem Çin hem de dünyanın geri kalanı üzerindeki kontrolünü azaltabilecek herhangi bir şekilde gelişmesini engellemektir. Buna karşılık Çin’in politikası, yüzyılı aşkındır tüm Küresel Güney’i yoksulluk ve bağımlılık içerisinde tutan emperyalist mengeneden kurtulmak üzerine eğilmektedir. ABD’nin kararlı adımlar atmadığı taktirde kaybedeceğine dair oluşan geniş konsensus sadece Trump'ın Çin'e yönelik gümrük vergilerini değil, aynı zamanda Biden'ın ABD sanayisine yönelik devasa sübvansiyon programı ve Çin'e yönelik teknoloji yasakları gibi önceki ABD politikalarını...
Gazze: Soykırım Yoluyla İlkel Birikim
Genel

Gazze: Soykırım Yoluyla İlkel Birikim

                          Çeviri: Kesintisiz Faaliyet Çeviri Kolektifi Gazze'de yaşanan soykırımın tarifsiz vahşeti ve İsrailli soykırımcılar ile onların Batılı destekçilerinin mutlak cezasızlığı dünya çapında şok dalgaları yarattı. Bu şok dalgaları Filistin ile dayanışma için küresel bir dayanışma intifadasını ateşledi. Filistinliler 75 yılı aşkın süredir devam eden yerleşimci sömürgeciliğine, işgale ve apartheid'a karşı mücadele ediyorlar. Ancak soykırımda gördüklerimizden daha fazlası var. O bize hem geçmişi hem de geleceği gösteriyor; on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda zirveye ulaşan Avrupa sömürgeciliğinin karanlık tarihinin bir tekrarı. Aynı zamanda eşi benzeri görülmemiş bir kriz karşısında yok etme dürtüsü yüzeye çıkan küresel kapitalizmin geleceğine dair korkunç bir bakış...