Yazılar

“Barış, Ekmek, Toprak” Şiarı ile 1 Mayıs’ta Taksim’e- Nisan Sur
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

“Barış, Ekmek, Toprak” Şiarı ile 1 Mayıs’ta Taksim’e- Nisan Sur

  Dünya, 2026 baharına bir dünya savaşının açık ya da örtük gölgesi altında girerken, bu gölge yalnızca cephe hatlarını değil; emeğin, doğanın ve yaşamın bütününü kuşatan bir karanlığa dönüşüyor. Bugün yaşanan, yalnızca devletler arası bir çatışma değil; kapitalist sistemin kendi krizini yönetme ve yeniden üretme biçimi olarak savaşın her düzeyde örgütlenmesidir. Bu nedenle savaş, yalnızca sınır hatlarında değil; fabrikada, ofiste, zeytinliklerde, madende, kentte ve sofrada sürmektedir. Dolayısıyla, işçi sınıfının siyasal sözünün en büyük agorası olan başta Taksim olmak üzere 1 Mayıs meydanları, savaşın yıkıcılığına karşı barış mücadelesinin devrimciliği ile yankılanmalı! İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte tırmanarak ve coğrafi olarak ge...
Mahir Çayan’ı Tarihin Gürültüsünden Kurtarmak – Sinan C. Keskin
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Mahir Çayan’ı Tarihin Gürültüsünden Kurtarmak – Sinan C. Keskin

                                                                                                           "kutsal yenilgi!.. şimdiki. o'na bağımsızlığını hatırlatıyorsun şimdi her şeye yeniden başlamanın kanattıkça"[1]     Mahir Çayan’ın toplu yazılarının, üzerine yazılarla birlikte genişletilmiş bir edisyonunun geçtiğimiz ay Dipnot Yayınları tarafından yayımlanmasıyla birlikte sosyalist kamuoyu kendisini (yeniden) Çayan’ın mirası ve anlamı üzerine bir tartışmanın içinde buldu.[2] 71 Başkaldırısı’nın İbrahim Kaypakkaya ve Deniz Gezmiş ile birlikte üç büyük önderinden biri olan Çayan, bu tartışmalarda ne yazık ki bugüne dair politik anlamından ve açtığı devrimci teorik ufuktan koparılarak, bugünün kadrolarının iradeleri üzerinde tarihsel bir ipotek kurmanın aracı...
Suriye Düğümü: Küresel Cihat ve HTŞ  – Sinan C. Keskin
Genel, Manşet, Yazılar

Suriye Düğümü: Küresel Cihat ve HTŞ – Sinan C. Keskin

Üçüncü Dünya Savaşı derinleşiyor. Küresel emperyal haritanın çatışma alanları genişlerken—Grönland’dan Karayipler’e Pasifik’ten Kızıldeniz’e kadar—tarihsel çatışma havzalarında da güç dengeleri hızla yeniden şekilleniyor. Filistin, Ukrayna, Suriye, Venezuela, Sudan, Somali ve Kafkasya gibi alanlar, uzun süredir küresel hegemonya mücadelesinin doğrudan cepheleri haline gelmiş durumda. Bu tabloda Ortadoğu, Üçüncü Dünya Savaşı’nın gidişatını tayin edecek en kritik alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Gazze Soykırımı’nın ardından, çatışmaların Suriye sahasında yoğunlaştığı bir evreyi yaşadık. Baasçı aygıtın çözülmesi, bölgesel ve emperyal güçlerin yeniden mevzilenmesi ile birlikte, Suriye’de küresel güç mücadelesinin düğüm noktaları değişerek çeşitlendi. Şam Yönetimi (HTŞ) ile Suriye Demokrat...
Hukuk ve Sermaye: Yuları Gevşetmek – Nisan Sur
Makaleler, Manşet, Yazılar

Hukuk ve Sermaye: Yuları Gevşetmek – Nisan Sur

19 Mart 2025’ten beri başta İstanbul olmak üzere tüm ülkenin gündemini etkileyen siyasi gelişmeler, mevcut hukuk sisteminin çürümüşlüğünü, bu duruma pek de alışkın olmayan bir kitle için daha da görünür hale getirdi. Devrimcilerin on yıllardır maruz kaldığı zulüm ve tutsaklıkların en önemli aracı olan hukuk sistemi, artık iktidar blokları arasındaki savaşta giderek daha fazla kendine yer buluyor. AKP iktidarının en başından itibaren rakiplerini elemek için ustaca kullandığı yargı erki, 2015’teki Fethullah Gülen ile AKP arasındaki çekişmenin doruğa ulaştığı darbe girişimi sonrası tamamen AKP ve MHP kadrolarının eline geçti. Liyakat, emek ve mesleki onur gibi, liberal sistemin bile sahip çıktığı etik kavramlarının dahi meşruiyetinin kalmaması, hukuk sisteminin tamamen saray faşizmi etrafında...
1 Mayıs Üzerine: İktidarın şovu ve Saraçhane direnişi – Nisan Sur
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

1 Mayıs Üzerine: İktidarın şovu ve Saraçhane direnişi – Nisan Sur

2024 1 Mayıs’ının ve 1 Mayıs’ın ardından gerçekleşen devletin şovunun üzerinden oldukça zaman geçti. Tutsak edilen arkadaşlarımızın durumları şimdilik stabil bir hale gelince, 1 Mayıs tartışmalarına pratikten doğan bir katkı sunmak da elzem oldu. 1 Mayıs’tan bu yana Türkiye sosyalist solu, 1 Mayıs’ın muhasebesini yapıyor. Son yıllarda Maltepe’ye sıkışan kitlesellik ve martılara haykırdığımız sloganlardan farklı olarak; kitlenin şehir merkezinde bir araya gelebilmesiyle farklı bir dinamik oluşturan 1 Mayıs, “Taksim’e gideceğiz” kararlılığının, başta DİSK olmak üzere farklı aktörler tarafından Saraçhane’de terk edilmesiyle hüsran yarattı. Bu hüsran atmosferinde, gökyüzündeki bulutları bir nebze de olsa dağıtan, öğrenci gençliğin başını çektiği meşru militan çizginin kararlılığından vazgeç...
Siyasal İslamcı Kitlelerde Derinleşen Filistin Gerilimi: “Veyl Olsun Size!” – Fırat Sertkaya
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Siyasal İslamcı Kitlelerde Derinleşen Filistin Gerilimi: “Veyl Olsun Size!” – Fırat Sertkaya

"Arap kardeşlerimiz dahil tüm ülkelere direnişçilerin karşısında kendisini koruyamayan bu varlığın size koruma sağlayamayacağını söylüyoruz. İmzaladığınız normalleşme anlaşmaları Filistin çatışmasını çözemez.” 7 Ekim sabahı Hamas’ın Siyasi Büro Lideri İsmail Haniye bu açıklama ile Aksa Tufanı’nın yaratacağı sonuçların en önemlisine işaret etti: "Bölgedeki dengeler alt üst olacak’’. Haniye’nin bölgedeki ülkelere ilk uyarısı değildi bu. Abraham Anlaşmaları olarak adlandırılan ve ABD’nin garantörlüğünde ilerleyen İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme süreci devam ederken Haniye, Türkiye’nin de içinde olduğu 30 ülkeye, "İsrail ile normalleşme politikanıza son verin’’ çağrısının olduğu bir mektup göndererek İsrail’le yapılan politik ve ticari faaliyetlere son verilmesine dair taleb...
Devrimcilerin Güncel Görevleri 2: Üçüncü Kutup Dinamikleri ve Toplumsalı Siyasallaştırmak  – Sinan C. Keskin
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

Devrimcilerin Güncel Görevleri 2: Üçüncü Kutup Dinamikleri ve Toplumsalı Siyasallaştırmak – Sinan C. Keskin

14-28 Mayıs Seçimleri sonrasında Saray Rejimi’nin ve bir bütün olarak düzen siyasetinin büründüğü hüviyet, yerel seçimlere sayılı günler kala daha da berraklaşıyor. Saray Rejimi’nin seçimlerden güçlenerek çıkması sonrası muhayyel bir demokrasi söylemine dayalı sistem içi restorasyon (güçlendirilmiş parlementer sisteme geçiş) projesi şimdilik rafa kalktı. Buna mukabil, egemen sınıfların iki kutbunun hâkim partilerinin (AKP-CHP) içeriden dönüşümüne tekabül eden, “sistem”i (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni) sabit tutup sivrilen uçların tasfiyesine dayalı, rejime yeni bir normal tayin eden bir süreç hasıl oldu. Rejimin Yeni Normali AKP-MHP hattında, yerel seçimlere kadar uyuşturucu baronlarının, az miktarda uyuşturucuyu yem olarak yakalatıp ana parti malı kurtarmaya dayalı yemleme tak...
50 Yıllık Mevziler: Mahalle Siyasetinin Potansiyelleri ve Kısıtları – Nisan Sur
Genel, Makaleler, Manşet, Yazılar

50 Yıllık Mevziler: Mahalle Siyasetinin Potansiyelleri ve Kısıtları – Nisan Sur

Türkiye devrimci siyasetinin bir dönem en önemli mevzilerinden olan, bazen farklı işlevleri üzerinden öne çıkan bazen de nostalji aracı olmakla kalan mahalleler, günümüz devrimci siyaseti açısından bir olanak mı yoksa çıkmaz mı yaratır? Bu yazıda, gecekondu mahallelerinden Direniş Komiteleri’ne, toplumsal hareket sendikacılığından dayanışma zeminlerine, devrimci siyasetler tarafından on yıllardır önemli örgütlenme zeminleri olarak görülen mahalleleri, barındırdığı potansiyel ve aynı zamanda siyaseten barındırdığı tehlikeler ile birlikte ele alacağım. Sol’un mahalleleri: Gecekondular ve Direniş Komiteleri Sol’un mahalleleri olarak adlandırılan ve özellikle büyük şehirlerde yer alan gecekondu mahalleleri, sermayenin iş gücü ihtiyacının artmasına paralel olarak, tarımdaki makineleşme sonucu...
Sınıfın Çatısı Yok: Çatı Eylemleri Üzerine – Fırat Sertkaya
Makaleler, Manşet, Yazılar

Sınıfın Çatısı Yok: Çatı Eylemleri Üzerine – Fırat Sertkaya

Sınıfsal mücadelenin belki de en vurucu yanı, onun parçası olanların bile çoğu zaman farkında olmadıkları bir canlılıkla, her an yeniden kurulan bir ilişki olmasıdır. Bu zenginlik politik ekonominin soğuk kavramlarını çok asan bir boyut taşır. Son zamanlarda, hangi iş kolu olduğu fark etmeksizin işçiler, haklarını almak, patronların karşısında emeğin haysiyetini savunmak için ‘yarını olmayan bir eylem’ olarak kodlanan çatı eylemlerini giderek daha çok tercih etmekte. İnşaat işçileri, madenciler ve enerji işçileri, tarım işçileri...Bu tarz güncel sınıfsal mücadele dinamiklerini kavrayabilmek için, insanlığın ortak bilgisinin farklı departmanlarını da işe koymak gerekir. Bu kısa yazıda, işçilerin çatı eylemleri üzerine kenar notları düşmeye çalışacağım. Başlangıç adımları olarak, teferrua...
Yaşamı Seçiyoruz: Hayatlarımız Ailenize Sığmaz!- Lizge Biter
Genel, Kadın, Makaleler, Manşet, Yazılar

Yaşamı Seçiyoruz: Hayatlarımız Ailenize Sığmaz!- Lizge Biter

Bu yazı, aile kurumunun tarihsel arka planına değinerek; aile kurumunun içerisinde kadının konumlanışını, AKP’nin aile politikalarını, makbul kadınlık algısını irdeleyecek fakat öncesinde bunu yaratan olguların üzerinden geçmeye çalışacaktır. Patriyarka kapitalizmden önce farklı üretim biçimleri içerisinde de var olmuş, dönemin değişen üretim ilişkilerine göre şekillenmiş bir sistemdir. Kapitalist sistemin dönüştürücü potansiyeli ile birlikte patriyarkal ilişkiler de farklı biçimlerde hayat bulmuş fakat kapitalizm öncesi de sonrası da hep var olmuştur. Bu yazıda kapitalizmle patriyarkanın ortaklığına değinilecektir. Kapitalizm ve patriyarka hem içe içe geçmiş hem de çatıştığı noktalar sebebiyle yer yer ittifak kurmuş iki bağımsız sistem olarak tanımlanabilir. Patriyarka kadın bedenin...