İstanbul Hayalini Kaybetmek: Taşı Toprağı Altın İstanbul Kimin?
17 Ağustos’un yıldönümünde, gündemin yoğun temposuna kapılıp sürüklenmeden önce İstanbul’da yaşayan birçok kişinin aklına kısa bir an için de olsa beklenen İstanbul depremi geldi. Neredeyse kimsenin “olmayacak” demediği, ancak olacağı ihtimaline göre hayatın akışının neredeyse hiç değişmediği bu deprem senaryosunda binlerce binanın yıkılacağı, on binlerce insanın öleceği öngörülüyor — ki bu tahminin iyimser olduğu yorumu da mevcut.[1]
İlk bakışta tuhaf bir durum var. Bu kadar riskli bir kentte nüfusun ve yerleşimin buna göre azalması beklenirken İstanbul hâlâ çoğumuz için bir arzu nesnesi. İnsanlar İstanbul’a gelmeye, burada tutunmaya, burada bir hayat kurmak istemeye devam ediyor. 2020 sonrasında kent iki kez net nüfus kaybı yaşamış olsa da
İstanbul’un nüfusu genel olarak artmay...










